Rehberlik Bülteni



                                                                                      

 

    GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE DEĞERLER 

 

 

Günlük yaşantımıza oturmuş çoğu zaman da klişeleşmiş cümlelerimiz vardır çiçekleri kopartmayalım, çimlere basmayalım gibi  bizleri böyle söylemler geliştirmek yada davranmaya iten nedir diye düşündüğümüzde değerler aklımıza gelir. Tanımsal olarak baktığımızda ise değerler, ideal davranış biçimleri veya yaşam amaçları hakkındaki inançlarımız, davranışlarımıza yön gösteren standartlar olarak tanımlanabilir. Konu değerler olunca yaşamımızı yönlendiren ve davranışımıza etki eden bir çok değer çeşidiyle karşılaşırız; estetik, dini, ahlaki ya da mantıksal değerler gibi. Değerler toplumlara özgü olabileceği gibi toplumun en küçük birimi olan aileye de özgü bir hal alabilir bununla birlikte yaşayan bir dinamiktir ve sosyal süreçte var olan değişimden o da payını alır. Günümüzü ele alacak olursak sosyal süreçlerdeki değişimin değerler üzerindeki etkisi geleneksel değerlerden çok küreselleşen çağa ait değerlerin daha kabul görür olmasıdır, biz değerinin yerini ben olgusunun alması ya da teknolojik gelişimin bir katkısı olarak erişebileceğimiz sosyal çevrenin ailemiz dışına taşmasıyla artık ailenin, çocukların değer sisteminin gelişmesindeki etkisi, eskiye göre daha azalmaktadır. Peki bizler  değerlerin yaşatılması ve taşınmasında daha az rol alıyorsak bu payı arttırmak için neler yapmalıyız?

Sosyal öğrenme sürecinin bir öğesi olan değerleri öğrenmek ve yaşatmak için aslında ilk yapılması gereken şey yaşamasını istediğimiz değeri model olarak uygulamaktır.

Unutmamalıyız ki . Sahip olduğumuz değerler, arkasında toplum desteği olduğunda daha kalıcı hale gelir, fakat bu destek zayıflayınca değerler de değişmeye veya bozulmaya başlayabilir. Sonuç olarak değerler eğitimi en iyi yaşantıyla verilebilir. Çocuğun yaşantıdan ne aldığını yani ne öğrendiğini görebileceğimiz en şeffaf yerin oyun olduğunu düşünürsek aslında sadece onun oyununu gözlemlemek bile bizim hangi değerleri yaşattığımızı gözler önüne serecektir. Biz annelik ya da babalık değerimizin hangi yönünü baskın olarak modelliyorsak çocuğumuzda oyununda o modeli kullanacaktır yemek yapan anaç bir anne ya da babanın ev reisi olması gibi daha açık bir örnek verecek olursak;

Erkek çocukların idol oyuncağı “Action Man” ya da “Power Rangers” olarak bilinen “Kötülerle Savaşan Güçlü Adam” modelidir. Bu oyuncaklarla oynanan oyunların temasında, biz “güçlü adamlar”, onlar “kötü adamlarla” mücadele ederler. Elbette biz kazanıyoruz ve onlar “yok oluyorlar”. Onları silahlarımızla “imha ediyoruz”. Bu simgede de sosyal roller ve aktardığı değerler belirgin biçimde çizilmektedir. İyiler ve kötüler vardır; biz iyileriz; “onlar” kötüler, onlarla savaşmalıyız; görüşmek, konuşmak yasaktır; savaşı biz kazanırız; kazanmamız “kuraldır”. Dünyayı, insanları, ilişkileri, olayları ve durumları böyle kesinleştirmek, bu kesinliği de “siyah-beyaz karşıtlığında vermek”, erkek çocuk kişiliğinde fanatizm, saldırganlık, karşısındakiler hakkında önyargılar oluşturmak... vb. etkiler yapmaktadır. Aktarılan değerler de bunlarla ilgili olarak “düşmanlık”, “savaş”, “silahlar”, “hep kendini iyi ve haklı görmek” gibi insanlık değerlerine aykırı nitelikler olarak aktarılmaktadır. Bu oyunlardaki “onlar”, çocuk için, sırasında kendi arkadaşları, öğretmeni, hatta kendi anne-babası bile olabilir. Çocuğun isteklerini yapmayan, ona kurallar koyan, yersiz ısrarlarını yerine getirmeyen herkes “onlar” sayılabilir. Böylece de “düşünmek”, “karşısındakini anlamaya çalışmak”, “birbiri ile konuşmak”, “sorunları görüşerek çözümlemek”, “birbirini anlamak ve barışmak” davranış kodları olarak iletilmemektedir. Bu davranışlar zayıflık, güçsüz olmak olarak değerlendirilmekte ve çocukların değer sistemlerinde olumsuz olarak algılanarak, mutsuzluk ve başarısızlık olarak değer bulmaktadır. Görülüyor ki, çocuğun hayatında model aldığı kişiler kadar, çocuk oyuncakları yoluyla iletilen sosyal roller, sosyal etkiler, sosyal davranışlar da değer sisteminin oluşmasında önemli rol oynamaktadırlar.

 

Okulda değerler eğitimi

Sosyal süreçlerle öğrenilen ve aktarılan bir olgu olduğu için değer kavramına okulun yapacağı en temel katkı önce sınıf temasında olumlu davranışların pekiştirilmesi ve olumsuz davranışların yerine olumlu davranışı kazandırmak için yapılan projeler olabilir, değerlerin öğretilebilen ve öğrenilen bir yanı olduğundan erken yaşta doğru yapılan yatırımlar çocukların sosyal süreçlerde edinmeleri gereken değerleri hem öğrenme hem de deneyimleme şansına erişmelerine neden olur.

 

Aile olarak neler yapılabilir?

İşe aile değerini yaşatarak başlayabiliriz ne demek peki aile değerini yaşatmak ,çocukluğumuzda olduğu gibi sohbet edebilen, birbirini dinleyen ,saygı gösteren, anne baba ve çocuğun rolünü bildiği, akşam yemeğinin birliğine inanan, babayı sevgisinin yanında otoritesinin de varlığıyla kabul eden bir aile olmak gibi bu sayede değişen çağın en tehlikeli değerlerinden biri olan yalnızlaşma ve yabancılaşmadan uzaklaşmış aile değerini bilen çocuklar yetiştirmiş oluruz. Bizim dışımızda gelişen olguları da bizim tekelimizde kontrol ederek sunabiliriz yani Çocuğumuzla daha çok küçük yaşlardan başlayarak, seyrettiği bir çizgi film, film, reklam ya da oynadığı bir bilgisayar oyunu hakkında konuşabiliriz. Orada neler olduğunu, bu konuda ne düşündüğünü sorabilir, çevresindeki olayları nasıl algıladığını anlamaya çalışabiliriz. Gerçek dünya ve değerlerle, bu teknolojilerin sunduğu değerler arasındaki farkı, anlayabileceği bir dille ve örneklerle açıklamaya çalışabiliriz. Bu teknolojileri ya da oyuncakları tamamen yasaklayamayacağımıza göre, onları kendi değerlerimizi verme konusunda araç olarak kullanabiliriz.

Son olarak çağın getirdiği ve götürdüğü değerleri anne ve babalar olarak yakından takip edip çocuklarımızın bunlardan nasıl etkilendiğini araştırmamız gerektiğini unutmamalıyız.

 

KAYNAKÇA

• Atabek, E. Hayatımız ve Değerlerimiz, Cumhuriyet Kitapları, 1999.

• Dilmaç, B. İnsanca Değerler Eğitimi, Nobel Yayınları, 2002.

• Dökmen, Ü. Var olmak, Gelişmek, Uzlaşmak, Sistem Yayıncılık, 2002.

• Hart, G. M. Value Clarification, Charles c Thomas Publisher, 1978.

• Lemin, M.,Potts, H., Welsford, P. Values Strategies, Acer, 1994.

 

 

        Deha Koleji Rehberlik Birimi

Psk.Tuğçe Telcioğlu